• Save
Zamanı Doğru Yönetme

Zaman nedir? Zamanlayıcı olsa zamanı doğru kullanabilsek. Zamana karşı tavrımız ne? Zaman makinesi olsa istediğimiz tarihte yaşayabilsek. Zamanda yolculuk edebilsek. İnsanoğlu zamanı anlamaya çalıştı hep tarih boyu. Kimbilir bir gün zamanda yolculuk edilir. Fakat önemli olan yaşadığımız an. O anı, zamanı doğru yönetebiliyor muyuz? Zamanı doğru yönetme adına çaba sarfediyor muyuz?

Bu sadece dolu dolu yaşama mı? Hakkını verme mi? Gerektiği yerde kendimizi dinlendirme mi?

Bunların cevabını bulma adına aşağıdaki öyküye kulak verelim.

Yaşanmış Bir Hikaye:

Northwestern Üniversitesi İş İdaresi mastır öğrencileriyle zaman yönetimi dersi profesörü arasında geçmiştir.

Profesör sınıfa girip karsısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra,

“Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde tas aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka tas almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve

“Bu kavanoz doldu mu?”

diye sordu. Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevapladılar. Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha

“Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Bir öğrenci “Dolmadı herhalde” diye cevap verdi. Doğru” dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taslarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Tüm sınıftakiler bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar. “Güzel” dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek “Bu deneyin amacı neydi” diye sordu. Uyanık bir öğrenci hemen

“Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı. “Hayır” dedi profesör, “bu deneyin esas anlatmak istediği eğer büyük taşları bastan yerleştirmezseniz küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsınız” gerçeğidir”.

Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti:

“Nedir hayatınızdaki büyük taşlar?

Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu aksam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da ne kendinize, ne de çalıştığınız iş yerine, ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir iş adamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı gösterir” Profesör, ders bittiği halde konuşmadan oturan öğrencileri sınıfta bırakarak çıktı gitti.

Sonuç;

Evet karar sizin. Zaman akıp giderken değerlerimiz neler? Önceliklerimiz neler? Bu hep bizde gizli kalacak. Biz neye ne kadar kıymet verip hayat içine yerleştirirsek o kadar bizim olacak.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Share via
Copy link
Powered by Social Snap