• Save
Manchester United 2-0 Manchester City : Solskjaer yaptı yine yapacağını

Manchester United ezeli rakibi Manchester City’yi evinde 2-0 mağlup etti. Bu galibiyetin Solskjaer için önemi ise Jurgen Klopp’tan sonra Pep Guardiola’yı Manchester City’nin başındayken bir sezonda üç kez yenebilen ikinci isim olmuş olması. Solskjaer Manchester United’ın başındayken büyük maçları iyi oynayan bir takım var karşımızda. Yine büyük bir maçı iyi oynadılar ve kazanmayı bildiler.

Dizilişler ve Taktikler

Manchester United’ın bu sene birçok büyük maçta oynadığı gibi 3-4-1-2 ile topu rakibe bırakıp kontra arayışında olduğunu görüyoruz. Bruno kontraya çıkarken takımın beyni oluyor adeta. İki santrforun arkasında (Martial ve James) yer alıyor ve kontralarda Martial ve James’i defans arkasına kaçırıyor, onlara desteğe gelip atağın kalabalıklaşmasını sağlıyor. Manchester United topu kazandığı anda Martial ve James kanatlara doğru açılıp defans arkasına koşular atıyorlar.
Manchester City ise maça 4-3-3 ile başladı. Oyun kurarken iki bekin de Rodri’ye yardıma geldiğini gördük. İlkay da sürekli Sterling’e yardıma gelip sol half-space’den atağa destek olmaya çalıştı.

Maç Hakkında

Bruno bütün maç boyunca Rodri’yi marke etmekle görevlendirildi ve onun yanından hiç ayrılmadı. Böyle olunca City geriden oyunu kuramamaya başladı ve bunun sonucu olarak Zinchenko ve Cancelo Rodri’nin yanına gelip onu rahatlattılar. Geriden oyun kurma konusunda problem çözülünce maçın ilk 20 dakikası oyuna hükmettiler, topun tek sahibi oldular ve çok iyi bir baskı kurdular. Ama sonrasında bu sezon bir Manchester City klasiği olarak 20. dakikadan sonra oyundan çok düştüler. Manchester United oyuna dengeyi getirdi, pozisyonlar buldu ve Martial ile James kontralardan tehlike oluşturmaya başladılar. Ve 30. dakikada bir duran topta Bruno’nun hızlı ve akıllı bir şekilde topu Agüero’nun arkasından sarkan Martial’e kaldırması ve Martial’in topu indirmeden tekte çok iyi vurması sonucu gol oldu. Ederson’un golde hatası olduğunu belirtmemiz lazım. Çünkü top çok köşeye gitmemişti ve Ederson için kurtarması çok zor bir vuruş değildi. Maçın ilk yarısının geri kalanında da United hakimiyetini sürdürdü ve soyunma odasına 1-0 önde gitti.

İkinci Yarı

Oyunda pek bir değişiklik yoktu. United iyi savunma yapıyordu ve City çaresizdi. Martial ve James’in kendi yarı sahalarına gelip defansa yardım etmeleri Manchester City’nin işini iyice zorlaştırdı. Guardiola maçın 59. dakikasında iki oyuncu değişikliği birden yaptı. Agüero’yu oyundan aldı (zaten önlerinde zorlu bir fikstür olduğu için büyük olasılıkla biraz da dinlendirmek amacıyla) ve yerine Jesus’u oyuna soktu. Bernardo Silva’nın yerinede Mahrez girdi. Mahrez sağ kanata, Foden merkez orta sahanın sağına geçti. Ve yine oyunda üstünlüğü kurup direkt paslarla rakibi bunaltmaya başladılar. Foden sahada orta saha ile forvet arasında dolanarak tempoyu arttırdı ve Mahrez sağ kanatta Williams’la bire bir kaldığında rakip sol kanatı için zor anlar yaşattı. Fakat kurdukları baskı çok uzun süreli olamadı ve 70. dakikalarda tempoyu yitirdiler. Tempoyu yitirince rakip defansı çözemedikleri için ceza sahası içine doldur boşalt yapmaya başladılar ki zaten Manchester City maçta tam 31 orta açtı. Solskjaer 78. dakikada Williams yerine Bailly’yi, Martial yerinede McTominay’i oyuna sokunca United dahada dirençleşti. Guardiola 77’de Zinchenko yerine Mendy’yi aldı ama hiçbir faydası olmadı. Maçın son dakikalarında Bruno yerine Ighalo girdi ve Solskjaer bugün de iyi oynayan oyuncusunu alkışlattı. Maçta uzatmalarda 90+6’da Ederson’un atağı hızlı başlatmak için topu Mendy’ye doğru atmak isterken McTominay’e doğru atması sonucunda maçın skoru belirlenmiş oldu.

Wan-Bissaka

Bu harika oyuncuya bu maç özelinde ayrı bir yer açmak gerektiğini düşündüm. Maç boyunca bire bir eşleştiği Sterling’e geçiş izni vermedi ve Manchester City’nin sol kanattan atak yapmasına izin vermedi. Williams kadar atağa destek veremesede savunmada hatasız bir maç oynadı. 8.4 ratingle maçın oyuncusu seçildi ve 8 top çalma istatistiğiyle oynadı. Belkide tüm dünyanın en iyi savunma beki olabilir zira maç başına 3,8 top çalma istatistiğine sahip. Bu alanda en iyi 5 ulusal ligde 4. sırada. Eğer hücum yönünüde savunma yönü kadar keskinleştirebilirse çok daha iyi yerlere gelebilir.

Sonuç

Manchester United ezeli rakibi Manchester City karşısında hem prestij hemde ligdeki konum açısından önemli bir galibiyet aldı. Takım olarak iyi direnç koydular ve son derece motive bir şekilde oynadılar. Eğer ligdeki görece daha zayıf takımlara karşı puan kaybetmezlerse ligi ilk dört içinde bitirmemeleri için hiçbir neden yok. Yalnız şunuda unutmamak lazım, hala atakları bitirme konusunda çok iyi değiller. Bugünkü maçtada birçok önemli pozisyonlarda basit tercih hataları yaptılar, bencilce davrandılar ve skoru rahatlatabilecekken fırsatları geri çevirdiler. Son paslarda ve vuruşlarda daha cömert olmaları lazım. Manchester City’ye gelecek olursak zaten Guardiola maçta De Bruyne’ü dinlendirmek amacıyla kadroya almayarak asıl hedef maçının Şampiyonlar Ligi maçı olduğunu belli etmişti. Maç içerisinde de oyuncuların aklı daha çok Real Madrid maçında gibiydi. Ederson’un maçta birçok basit hata yaptığını da unutmamalıyız. Takımın konsantre seviyesini göstermek için bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Share via
Copy link
Powered by Social Snap